YALNIZ, BİR O KADAR KUŞATILMIŞ...


Kitapçıda uzun yıllar öncesine ait bir albüme rastladım. İhtimal, gidişata duyduğum hoşnutsuzluk arttıkça geçmişe ait olanları daha çok özleyeceğim.


Boat on the River, Past Time Paradise, Good Bye My Love Good Bye, And I Love Her, Portofino…

Doğum günleri, partiler, arkadaş toplantıları gözlerimin önüne geliyor. Berrak, pırıl pırıl yıllarmış. Yaz geceleri deniz kenarında tutuşturduğumuz ateşin ya da bir gitar tınısının etrafında saatlerimizi paylaştığımız güzel yıllarımız.


Aralıksız dinlediğim müzikler unuttuğum pek çok şeyi yıllar sonra aklıma düşürdü. Altın renkli telefon jetonunu cebime koyup, iki sokak ötedeki sarıya boyalı kulübeye mutlulukla yürüdüğüm günleri hatırladım. Cebimdeki küçük boy yerine orta boy jetonsa mutluluğum katlanırdı.


Son birkaç yıldır yalnız, buna tezatla bir o kadar kuşatılmış hissediyorum kendimi.
Birden fazla telefon numarası, MSN, Facebook, Gtalk, e-mail adresleri… 

Tümü kuru gürültü.

Yıllar öncesine sürüklensem...

Dalga seslerine karışan fısıltılı konuşmaları, şarkıların acemice söylenişini, akordu bozuk gitarlardaki dağınık ezgileri duyabilsem yeniden.  

Serinleyen bir yaz akşamında gencecik bir erkeğin gencecik bir kızın omuzlarına bıraktığı ceket gibi, örtse üstümü masumiyet.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !