« Önceki | Sonraki »

18/2/2009

YAĞMURLU MEVSİMİN AŞK MASALI

“Hatalıydım. Belki bir adım ötesinde suçlu” dedi genç kadın.

 
Onu terk eden, yıllarının esir düştüğü erkekten özür dilemeliydi. Sonra, terk ettiğinden de…
Bir keresinde biri karşısında ağlamıştı. Ondan da… Güvenemediği, inanmadığı erkeklerden de özür dilemeliydi.

İzini kaybettirdiklerinden de.

Öyle ya da böyle hayatına uğradığı tüm erkeklerden özür dilemeliydi esasında.


“Hatalıydım. Belki bir adım ötesinde suçlu”
dedi kendine.


Bir mevsim seçmişti, geçmiş zamandan... Mevsim, güze ve hüzne yakındı. Yağmurluydu.

Yaprakları sararmış mevsimde kendi yarattığı aşk masalına inanmıştı. Eylül yağmurlarını, nisan güneşini, fesleğenlerin küçük yapraklarını, ortancaların ılık mavisini katmıştı yarattığı aşkın gündüzlerine. En kırılgan dizeleri, sihirli anlatıları, çay bardağının içindeki limon dilimini ve mum ışığını seçmişti yarattığı aşkın gecelerine.


İnandığı aşk masalı geçmiş zamanın yağmurlu bir mevsiminde yazılmıştı. Okuyanların inanmayacağı kadar eskimişti hikâyesi...


Hatalı kendiydi.
Belki bir adım ötesinde suçlu. 

17/2/2009

İSTANBUL’DA BEYAZ GECE


İstanbul’a kar yağdı.
Her yer bembeyaz.

16/2/2009

SOKAĞIN KARŞI TARAFI


Sevgilisi tarafından aldatılan Elizabeth evinin anahtarlarını bırakmak üzere evi ile aynı sokakta bulunan kafeye gider.* Kafeyi işleten Jeremy’e daha önceleri de pek çok anahtar bırakılmıştır. Çoğu anahtar aldatılan, terk edilen birilerinindir.


Jeremy de terk edilmiştir.


Jeremy en fazla bir dilimi satılan yabanmersinli turtayı ısrarla pişirmektedir. Her gece turtanın kalanı çöpe dökülmektedir.


Anahtarları bırakan Elizabeth kafeden ayrılmadan önce yabanmersinli turtadan yemek ister. Turta hiç de fena değildir.

Uzun bir yolculuğa çıkan Elizabeth gittiği şehirlerden Jeremy’e mektup yazar. Jeremy adresi olmayan Elizabeth’i arar, bulamaz. Gelen yalnızca mektuplardır. Ancak bir dilimi satılan yabanmersinli turta hâlâ çöpe dökülmekte, Jeremy turtayı pişirmeyi sürdürmektedir.


Elizabeth yolculuğunu tamamlamış, Jeremy ise kafede unutulan anahtarları saklamayı bırakmıştır.

 
Artık ikisi için de sokağın karşı tarafına geçmek o kadar da zor değildir. Her şey karşı tarafta kimin beklediğine bağlıdır.

 
*My Blueberry Nights 

13/2/2009

BARCELONA BARCELONA

 
Kafeleri, sokakları, sanat galerileri, bahçeleri, köprüleri, kırları ve tüm dokusuyla Barcelona bir aşıklar kenti.


Sanki…


Bazı erkekler kadınların aşık olması için yaratılmış.


Bazı kadınlar ise aşık olmak için…

 
Bazı kadınlar aşık olmamak için direnirken,

 
Bazı kadınlar için aşk deliliğe eş değer.




Bir tek sonuç var ki...
Aşk herkes için yıkıcı.

13/2/2009

DİĞER BEYAZ TUVAL’E...


Blogumun fotoğraf yükleme kapasitesinin dolduğunu görünce blogspot’tan Beyaz Tuval adresini almak istemiş ve kötü bir sürprizle karşılaşmıştım. Blogumun adı alınmış ve profil içeriğim aynı şekilde kullanılmıştı.

Bugün ise bir başka sürpriz ile karşılaştım. Blogspot’taki Beyaz Tuval adresinde hiç kimseler yok! Aklım karıştı, ne yapacağımı bilemedim. Okuyorsa eğer, blogspot’taki Beyaz Tuval’e teşekkür ederim. Blogtan çıkmayabilirdi. Profil içeriğini değiştirmesi ya da benden alıntı yaptığını yazması yeterliydi.

 

Açıkçası birbirini izleyen gelişmelerin ardından böylesi bir iyi niyet beklemiyordum. Bu davranışın zarafeti karşısında ezildiğimi belirtmek isterim.

Sepetin içindeki çiçekler Beyaz Tuval için…