IHLAMUR’UN BEYAZ ÇİFTLİĞİ
Son haftalarda ellerim, ayaklarım buz. Hep üşüyorum, hep üşüyorum. Uykularım yorgun, uykusuzluklarım yorgun. Bir de şu ani baş dönmeleri. 
Of, yine demir eksikliği! 
“Hımmm” yapmıştı genç doktor.
“Kaç yıldır vejeteryansınız?”
“10 yıl oldu.”
Şunun iyice gözünü korkutayım da aklı başına gelsin diye düşünmüş olmalı. “Lütfen! Ben et yiyemiyorumları kabul etmiyorum!” diye başlamıştı söylevine.
“Ayın 26’sında gelin de kan değerlerinize bakalım” demişti ardından.
Gitmedim.

Bir yerlerde bir şeyler yemek üzereyken keder dolu bakışlarla gözlerimin içine bakarlar. Birbirleriyle sözleşmiş gibi “Senin için üzülüyorum” derler. Kendimi uzaydan yaşlı ve yorgun dünyamıza ışınlanmış menşei henüz saptanamamış garip bir türmüşüm gibi hissederim.


Masal Sevgili'nin Çiftçi Oak'ınki gibi kuzuları olsun ve bir tane de bana hediye etsin! 
Bir gün çok param olursa, arkadaşlarım ile birlikte eğleneceğimiz küçük bir çiftlik kuracağım. Evimin bahçesinde, pencere kenarlarında renk renk çiçekler açacak. Horozibikleri, aslanağızları, kadife çiçekleri, mine çiçekleri…
Çiftlik evimde çimlerin üstünde açan papatyalara ve sarıçiçeklere kimseler dokunamayacak. Kimseler üzerlerinden çim makineleriyle geçemeyecek. Çiftliğin girişine ıhlamur ağaçları, bahçe köşelerine ise manolyalar dikeceğim. Ve elbette çam ağaçlarım ve belki bir salkım söğüdüm bile olacak. 
O zamana dek Masal Sevgili ile karşılaşabiliriz belki?..
Masal Sevgili arkadaşlarımla, arkadaşlarımızla birlikte çiftlikte eğlenmeyi ister belki?..
























