« Önceki |

18/1/2008

CİHAT BURAK RETROSPEKTİFİ

Sanat, iyi ki var.

Ya olmasa, nasıl katlanırdık bu dünyanın hallerine?

 

İstanbul Modern’de yine; gezilesi, görülesi; durup dinlenip, denize karşı bir fincan çay içip sürdürülesi bir sergi düzenlendi. Cihat Burak Retrospektifi…

 

Mimar, ressam ve edebiyatçı Cihat Burak’ın sanat hayatını gözler önüne seren sergi, sadece onu değil, ülkemizin yakın geçmişinden silinmeyecek izleri de anlatıyor. Cihat Burak’ın resimlerinde bazen bir şiir, sayfalarından kopup tuvalde kendine yer buluyor. Bazen İstanbul’a ait en güzel köşe renklerini seçiyor bazen de bir kedi bir saksı çiçeğinin ardından öylece bakıyor; kedice.

 

Cihat Burak’ın Paris’te süren yılları, Paris sokaklarını resimlediği tablolarında yaşıyor. Derken İstanbul, derken İstanbul’da bir mekân; mesela Cumhuriyet Meyhanesi…

 

Cihat Burak imzalı Kuşevleri ve Ara Güler’in objektifinden Cihat Burak…

 

Sanat, iyi ki var. 

 

 

Fotoğraf: Murat Germen

7/10/2007

GENÇ SANATÇILARDAN…

Hafta sonu İstiklal Caddesi’nin itiş kakış kalabalığından kaçıp, sizi güler yüzlü görevlilerin karşıladığı hoş bir müze, Pera Müzesi.

 

Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi öğrencilerinin ‘İşleyen Mekan’ sergisi; kağıt, tuval, yağlıboya, füzenin klasik güzelliğiyle ya da video artın veya çoğu zaman sıra dışı kullanımların şaşırtıcılığıyla genç sanatçıların dinamizmini hissettiriyor. Sergi, müzenin 5’inci ve 4’üncü katlarında…

7/10/2007

PİROSMANİ

‘Naif Sanatta Bir Efsane, Pirosmani’ sergisinde, Gürcü köylü ressam Pirosmani’nin çoğu siyah muşamba üzerine yağlıboya çalışılmış tabloları sergileniyor.

 

Pirosmani, 19’uncu yüzyılın ortalarında Gürcüstan’da, küçük bir köyde doğmuş ve hayatı boyunca hiç sanat eğitimi almamış bir ressam. Tüm yaşamı yoksulluk ve yalnızlık içinde sürüyor. Siyah muşamba üstüne, hızlı fırça vuruşlarıyla spontane resimler yapıyor, Pirosmani. Gürcüstan’ın kırlarını, kır sofralarını, kadınlarını, erkeklerini, çocuklarını naif tarzıyla anlatıyor. Kır çiçeklerinin kokusu, koyunların çıngırak sesi, maralların buğulu bakışları renklerle hayat buluyor. Pirosmani; bar ve atölye sahiplerine tabela yapıp karşılığında şarap, ekmek, boya alarak ayakta durmaya çalışıyor.  

 

O da pek çok sanatçı gibi yorgun, yalnız ve yoksul bir yaşamı, buna benzer bir ölümle tamamlıyor. Ancak ölümünün ardından tanınıyor ve resimleri yüksek fiyatlara alıcı buluyor.

7/10/2007

USTALARDAN DESENLER

‘20’nci Yüzyıl Ustalarından Baskı, Desen, Suluboyalar’ sergisinde Otto Mauer’in koleksiyonundaki desenlere yer veriliyor. Sergide, Marc Chagall, Henri Matisse, Pablo Picasso, Paul Klee, Alexej von Jawlensky, Oskar Kokoschka, Gustave Klimt’in desenleri de yer alıyor. Onların imzalarına bu kadar yaklaşabilmek büyüleyici.

 

7/10/2007

İMPARATORLUK PORTRELERİ

Ve, müzenin kendi koleksiyonu olan ‘İmparatorluktan Portreler’. Portrelerin sergilendiği salonu çok kez gezmiş olmama rağmen Osman Hamdi Bey ile Fausto Zonaro’ya “Merhaba” demeden geçip gitmeyi istemedim.